onu arıyordum. denklem basitti belki de yapılacak yöntemleri sırasıyla yapmıyordum ve ondan bu kadar karışıyordu kafam. etraftaki bokpüsür bir takım insanların varlığı da elbette işimi daha da zorlaştırıyodu. bir gün gökyüzüne baktım. kaybolmuyordu seslerimiz, alkollü vakitlerde gökyüzüne yansımalarımız bile vardı ve en mutlu anlarımızda böyle yansıyıp gökyüzüne, ardından fotoğraflarımız yollanabilirdi. evet olabilirdi!
onu arıyordum. aslında çokta basit hareketlerde bulunmalıydım. ancak tanımamışlığımdan dolayı kendimi zor olan pek çok hareketi basit olarak algılayıp tüm kaslarıma zarar veriyordum ve yatağa çivilenip yürüme özgürlüğünden mahrum kalıyordum.
''onu ararken, yeri sabitken neden kendimi kaybediyordum ki?''
sürreal çalışmalarım oluyordu. küçük cümleler kuruyordum. küçük cümlelerime büyük adımlarımı saklıyordum ve karanlık bir köşeden karşıma çıkıp ''ceeeee!'' diyorlardı.
onu arıyordum. her şeyiyle seveyim istiyordum.
kendime her yanlışımda sokak ortasında düşen çocuğu döven anne gibi davranırken mi yapacaktım bunu?
koku almadığım halde pis koktuğumu hissettim bir gün.ılık bir duş aldım. sevdiğim kitaptaki o cümleyi okudum. yokuştan yukarıya en sevdiğim müzikleri dinleyerek çıktım. rüzgar saçlarımı dağıttı. ellerimi uzattım, saçlarımı düzelttim. bir bebek bana gülümsedi. tam da sokağın en anlamsız yerinde kendimle karşılaştım. gülümsedik saygılı bir şekilde. sevdim. kendimi cümlenin en anlamsız yerinde sevdim ben, sokağın en anlamsız yerinde buldum.
anlamsızlıklar için kaybettiğim kendimi böyle bulmam süpriz değil de.
kendime ''o'' diyecek kadar yabancılaşmam şaşırtıcı sahiden.
AMA
''ben işemedim miki işedi''
kendime her yanlışımda sokak ortasında düşen çocuğu döven anne gibi davranırken mi yapacaktım bunu?
koku almadığım halde pis koktuğumu hissettim bir gün.ılık bir duş aldım. sevdiğim kitaptaki o cümleyi okudum. yokuştan yukarıya en sevdiğim müzikleri dinleyerek çıktım. rüzgar saçlarımı dağıttı. ellerimi uzattım, saçlarımı düzelttim. bir bebek bana gülümsedi. tam da sokağın en anlamsız yerinde kendimle karşılaştım. gülümsedik saygılı bir şekilde. sevdim. kendimi cümlenin en anlamsız yerinde sevdim ben, sokağın en anlamsız yerinde buldum.
anlamsızlıklar için kaybettiğim kendimi böyle bulmam süpriz değil de.
kendime ''o'' diyecek kadar yabancılaşmam şaşırtıcı sahiden.
''ben işemedim miki işedi''
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder