Translate

11 Şubat 2013 Pazartesi

hipokondriyak

    Bir keresinde doktora gittim ağrıyan yerime dokunurken, ''lütfen hassas dokunur musunuz? canım çok acıyor da'' dedim. Doktora hastalığımın nasıl olduğunu falan anlattım. Doktorda reçeteye bir şeyler karalamaya başladı. Sonra aynı sorunu dinlediğim arkadaşıma doktorun verdiği ilaçları teker teker söyledim. ''Siz de onlardan mı vereceksiniz?'' diye sordum. Doktor önceden bu rahatsızlığı yaşamadığım için ilaç isimlerini nereden bildiğimi merak etti. Sonra anlattım. O da reçeteyi uzatırken ''bu ilaçları almadan önce biraz zaman tanı kendine, arkadaşınla güçlü bir empati kuruyor olabilir misin?'' dedi. Sonra bende ''aslında hep böyle oluyor...'' diye durumumu anlatmaya başladım. Beni bir danışmaya yönlendirdi.

    Gittim mi? 1 kere. Bu konuya gelmedik bile. (Sanırım çok konuşup konudan bambaşka yerlere gittiğimden oldu bu)
 
    Geçen ablam bir rahatsızlıktan bahsetti. En az 3 günüm kendimde belirti arayıp, bulup'' nasıl tedavi olucam?'' sorunsalıyla geçti.

    Şimdi evdeki 2 gripli zaat var ben sapasağlamım, böyle zamanlarda umudum geliyor. Ya da ''yanlış saatin günde 2 kez doğruyu göstermesi'' olayı  mı gibi bir durum yaşanıyor.

  Hastalık ve tedavi süreçlerinden korktuğum için bu ruh halini yani doktorun deyimiyle kibarca ''haddinden fazla empati kurma hali''ni yaşıyor olabilirim. Bilmiyorum.

   Belki de beni tedavi edecek tek kişi Dr. Oetker'dir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder