Translate

21 Haziran 2012 Perşembe

21 Haziran ve Zeki Demirkubuz Hatırası



  Çınar hatırlattı bugün gece ve gündüzün eşitlendiğini. Sevindik ikimizde. Ama yanlış hatırlamışız gündüzün geceden daha uzun olduğu günmüş bugün. Aslında ben de öyle biliyordum ama Çınar deyince inandım.
İnsan sevince inanıveriyor hemen ne yapsın?
Geçen sahilde güneşleniyorum. Bana kakao yağı sürersem güzel bronzlaşacağımı söyledi. (Bronzlaşamak istemiyorum bu yüzden 17-18:00 saatlerinde denize gitmeyi tercih ediyorum. Bu güneş ışığı iyi kalpli değil çünkü.) ''Ben de evet biliyorum. Bilmem ne ağacının yaprağını da sürüp güneşlenirsen teninin rengi yeşile dönüyormuş'' dedim o da inandı.Sahilde o kadar güldüm ki insanlar dönüp baktılar. Hem çok komik geldi hem de çok hoşuma gitti bu kadar saçma sapan bişey söylediğim zaman bile bana inanabilmesine.

AYRICAAAAA:

Bak ben bugün  ne buldum:





1. sınıftaydım o zaman. Zeki Demirkubuz bizim okula söyleyişiye gelmişti. Sonra Sinema Topluluğu olarak misafirimizle birlikte Tophane'ye gidip  sohbet etmiştik. Sinemadan, Bursa'dan, insanlık hallerinden... hemen hemen her şeye dokunmuştuk sohbetimizde. Onunla sohbet etmek satranç oynamak gibiydi. Vereceğin cevabı bile bile karşısındakini doğru analiz edebilmiş mi diye sorusunu soruyordu.İnsana dair her şeyi çok iyi çözümlemişe benziyordu.
 Bir olayı anlatırken dikkat ettiği ayrıntılar,  filmlerinin başarısının nedenlerinden bir tanesini ortaya koyuyordu.

Uzun lafın kısası uzun bir süre sonra (3 yıl kadar) bu fotoğrafa rastlamak, o geceyi anmak, o gece kadar güzel oldu.

Yağmurlu Antalya'dan sevgiler.

Buyrun bu da  ''Masumiyet'' filminin en baba sahnelerinden bir tanesi





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder