Haziran yazısı yazmak istiyordum. Oturup yazmaya fırsatım olmadı. Oturunca da anlamını nasıl anlatacağımı bilemedim derken şimdiye kadar durdum.
Çok özel ve anlamlıdır kendisi benim için. Haziran ilerledikçe, zamanda aktıkça anlattıracak bana her güne yeni bir kelime ekleyerek.
Çınarla terminalde vedalaşırken sanki bir daha kavuşamayacakmış gibi ağlamamıza ne dersin? Otobüse adım attığım andan itibaren özlemeye başladım kendisini.
Haziran diyorum: Doğuyorum ben bu ayda. Sonra biliyor musun? Ya birileri giriyor hayatıma ya da birileri çıkıyor hayatımdan, büyüyorum bildiğin. Sonra sınav sonuçlarımı üçbuçuk atarak bekliyorum. Seviniyorum falan.
Alanya'ya geliyorum. Sahilin dolup boşalmasını izliyorum. Terle uyanıyorum. Annem tarafından hazırlanmış kahvaltıya oturuyorum. gece gördüğüm rüyayı anlatıyorum mıymıy. Ve ve ve ve annemin birbirinden güzel yorum kabiliyetiyle güne merhaba diyorum.
Bugün dolapları temizledim. Temizlik iyidir. Çöp kutusu gereksizleşmiş eşyalarla doldukça rahatlarsın. Güzelce bir kitabım ve playlistim beni bekliyor. Böyle hakkını vereceğim Haziranın.
Hakkını vere vere yaşayacağım seni.
Bu da benden Haziranda terminal vedalaşmalarına ve gözyaşlarına
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder