Uzun uyku, şişmiş yüz, yanaktaki yastık izi, enseyi terleten sabah güneşi.
Rüyamda bir türlü geçemediğim dersimden tekrar kalıyordum. Kendimi teselli etmeye çalışıyorum olsun canım diye. Ama alttan alta da tırsıyorum hadi mezun olamazsam seneye de veremeyip diye.
Uzun uyku, şişmiş yüz, yanaktaki yastık izi, enseyi terleten sabah güneşi.
Sabah uyandığımda başım inanılmaz derecede dönüyordu. İki oda arasını zor geçtim. Bir yerlere tutuna tutuna. Yatağıma sabah güneşi vuruyor. Sabahları nasıl bir işkenceye döndüğünü anlatamam.
Uzun uyku, şişmiş yüz, yanaktaki yastık izi, enseyi terleten sabah güneşi.
İnsanların birbirlerine söylemedikleri şeyleri laf sokuşturma şeklinde söylemelerini sevmiyorum. Korkaklık gibi geliyor.
Uzun uyku, şişmiş yüz, yanaktaki yastık izi, enseyi terleten sabah güneşi.
Sabah uyandığımda yerleri üç kere sildi. Bir de anlamsız derece de sürekli söylendi. Şanssızlığından falan dem vurdu. Biliyorum hayat ona tüm istediklerini de sunsa huzurlu olamayacak. Bazı insanlar böyledir. Neden yaşadıklarını bilmezler. Kaç yaşına gelirlerse gelsinler ne kendisini ne de çevresindekilere ağız tadıyla bir huzurlanma yaşatmazlar.
Uzun uyku, şişmiş yüz, yanaktaki yastık izi, enseyi terleten sabah güneşi.
Alınganlaştığımda doğrudur benim ama insanları da anlamaz oldum. O kadar mı vurdum duymaz olucaz bencilliklere?
Uzun uyku, şişmiş yüz, yanaktaki yastık izi, enseyi terleten sabah güneşi.
Saçmalıklarla da başlansa güne yine de gülümseyebilirim mesela Tibet Yogası var.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder