Önce geç otur şöyle. Kendini sorguladın mı bilmiyorum ama ben sorguladım. Sorgulamam arasında senin iyi bir insan olduğun, bana öğrettiğin güzel şeyleri düşündüm. Mesela gece korktuğumda koluna yapıştığımda bana verdiğin güven duygusunu, beni sıkılmadan saatlerde dinlemeni ve pek çok şeyi. Güzel bir son düşündüm ikimize. Bitti dedim. Bittiyse güzel bitsin. Söylensin, iyi niyetler ve dilekler sunulsun. Yoksa ben insanın doğum gününde laf sokmaya çalışacak bir insan değilim. Hala sorguluyorum kendimi. Böyle bir anlam içeriyor muydu? diye. Çünkü amacım bu değildi.
Ama haklısın. Ben insana laf sokmak için pusuda doğum gününü bekleyen, laf arasında laf sokuşturan bir insanım. İnsanın özel günlerine özel sorunlarımızı sokacak kadar saygısızımdır üzerine afiyet. Öyle başka zamanda bunları söylemem. Pat doğum gününde söylerim. Samimi(yetsiz)ce ''iyi seneler'' diyemem.
Ama bence bir düşün sen. İçimde sana karşı kin olsaydı başka zamanda söylerdim bunu. Laf arasında sokuşturmaya çalışacak kadar kaçak güreşmem.
Sadece GERÇEKTEN iyi niyetle son dileklerimi sunmaktı amaç. Kötü konuşacaksam bir insanla konuşmam zaten. Bu kişi hele ki bir eski dostsa.
Sen bu sonu beğenmedin. Başka bir son yazdın. Bence bize yakışmayan bir son. Bence mesajımı tekrar oku. Bizi düşün. Benim karakterimi herşeyden sıyrılıp bir düşün. Hala kötü niyet görüyorsan tamamdır.
Hoşçakal.
Not : Bu teşekkürün anlamını duymayacak olsan da bunu bir köşeye koyuyorum
''her şey için teşekkürler''.
Not 2: madem iletişim bu oldu kendimi böyle ifade etmek istedim bilmem anlar mısın?
Son cümlelerim Murathan Mungan'dan gelsin sana:
''iyi ol, sağ ol, uzak ol.
ama bir daha görme beni''
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder