tüm derslerimden kalmaktan korkuyorum. allahım! kaygıların biri bitiyor diğeri başlıyor. misler gibi bir haziran yaşamak tek amacım aslında. neylersin yaşamadık bir türlü, bu yıl yirminci yılımı kutlayacam bir oturupta becerip haziran bana güzel bir süpriz yapmadı. a doğru ahmet doğmuştu bu ayda.( ben hala mutlu olurum o da haziranda doğdu diye.)evdekiler uyudu. şimdilik onlara göre fazla sorumsuz ve başarısızım. turuncu sokak lambaları ve ben ayaktayız. onlara görede fazlaca deliyim. öyle ya yıllardır benim kadar kimse sevmedi , cevap alamadığı halde saatlerce onları izleyip, konuşmadı onlarla varsa çıksın gelsin tanışalım, birlikte izleyelim.
başka birisine göre de eminim fazla birşeyimdir. benim asıl derdim kendimle. kendime göre daha ne olduğumu bulabilmiş değilim. şu sıralar gergin ve korkak olabilir miyim ki? ama yinede salmışta görünüyorum bir yandan. beni. bir kanepede yayılmış, elinde kumanda ''amaaaaaan halledilir, ne yapayım yani'' diye bacaklarımı sallıyor görürseniz şaşırmayın.
ankara'da yapılan çevre eyleminde polisin bir kadını hırpalarken:''çocuğun varsa burada ne işin var'' demesi. hala beynimde çınlıyor çın çın çın çın.
notumu gördüğüm anda zom zom zom gözlerimde zomluyor.
karanlık ve ılık fotoğraf beni görünmeyen kısmında içine al, sakla bize güzel bakan birisinin yanında ortaya çıkar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder