Translate

8 Temmuz 2011 Cuma

maşallah deyüüün

bu bardağa sahip olduğumda kaç yaşındaydım tam olarak hatırlamıyorum ama olsa olsa en fazla 6 yaşındaydım. içime doğan 5 ama. ananemlere gitmiştik. bir pazar günüydü kahvaltı yapacaktık. (ananemlerin evi küçükken hep bambaşka bir dünyaya aitmiş gibi gelirdi. ev düzenleri bizim eve göre fazla rahattı.) kahvaltı sofrasını teyzem hazırlıyordu ben de ona yardım ediyordum.  o güne kadar hiç bir ev işine yardımım dokunmayan ben için nasıl bir heyecandı anlatamam. bu bardığı gördüm. öyle ince belli falan değildi. ilk defa böyle bir bardak görmüştüm.(ananemlerin evlerini başka dünyadan zannetmemde bir neden daha: hiç bir ev eşyaları alışılmış değildi) ''ben bununla çay içmek istiyorum, alabilir miyim acaba'' dedim. teyzemde kabul etti.
o günden sonra ne zaman ananemlerin evine gitsem hep o bardakla çay içtim. ben varken o evde kimsenin bu bardakla çay içmesine izin vermedim. bardağa adeta ''namusumsun'' muhabbetini yaptım. ananemlerin evinin bir yerlerinee bir eşyanı koy ona asırlarca dokunulmaz, kırılmaz, o orada bıraktığın gibi kalır, kaybetmezsin. bu bardakta kaldı. ananemlerin evinde onca şey değişti, benim hayatımda onca şey değişti ama ne zaman onların evine gitsem kahvaltı soframa bu bardak kondu. bu bardak hep durdu. 5 yıl öncede artık tamamen bana verildi. bu bardak ilk kez işe (kendimce)  yaramamın hediyesi ve ilk kez ''benim o benim'' diye sahip  olduğum eşyadır. ona bakılınca mutlaka akla gelirim.şimdi evimin rafında. biraz eskimiş- yıpranmış ve çizilmiş olarak diğer bardakların arasında sırıtmakta. en az 15 yıllık cam parça.sadece cam parçası olmayan cam parçası.  hassas ama hala hayatta. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder