Translate

25 Ekim 2011 Salı

Bak sen şu işe :)




Yolculuğu sevmeyen insanlar tanıdım. Çok şaşırdım. Ben herkesin yolculuğu sevdiğini düşünürdüm. En az benim kadar şaşırırsın sen de.
Bak bu şu sana dizi seti olarak tabir ettiğim ''Görükle'' de bir mekanın duvarında asılı bisiklet. Beni onu sürerken bir hayal etsene. Onu sürerken ne kadar mutlu olacağımı hissetsene.
Mekanın bir duvarında bu asılı, karşısında da dünya haritası. Bu odada içsek? :) Sonra sabah güneşinde yine sahilde bisiklet sürsek. Sen beni geçsen, ben nefes nefese seni geçmeye çalışsam. Sonra durulsak şarkı söyleye söyleye yeni doğan günü güneşe bakıp selamlasak.
Sen yine bana ''insan inanmasa bile bu saatlerde inanası geliyor'' desen ben sana insanların uyku sıcaklıklarından bahsetsem perdesi kapalı odaları gösterip.
Günü selamlamayı, seninle sohbet etmeyi, taklitlerine gülmeyi, her ağaca yazdığın hikayeleri inanmayı öyle özledim ki şapşal:)
Al bisikletinide dünyayı dolaşalım seninle. Yeni hikayaler yazalım. Farklı iklimlerde ruh hallerimiz nasıl oluyormuş öğrenelim. Sonra bir ağacın altında oturup saatlerce gülelim.
Her şeyden önce buyur gelde şu odada iki kelam edip, bir bardak tokuşturalım. Çıkıştada bisikleti çalalım.
Fikrin tohumunu attım, suyunuda verdim hadi ağaç yapma sırası sen de :)
Gitmeden bunu da şuracığa iliştireyim:http://fizy.com/#s/1txngj

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder