Beni al çalışma masanın üzerine koy. Çalışırken seni izlememe izin ver.
Sessizce, bir köşede…
Kafan karıştığı zaman ellerini saçlarına götürmeni ve kafanı kaşımanı izleyim mesela. Sonra yollar ürettiğinde yüzünde beliren o huzurla karışık sevincini susamışta buz gibi suyu lıkır lıkır içen insan kadar mutlu izleyim. Sürekli sevdiğin şarkılar çalsın fonda. Yanındaki pencerenden mevsimler geçsin. O çok sevdiğin ağacın bir yaprak döksün, bir çiçek açsın. Ben mevsimlerin, dünyanın, notalarının sana yansımasını izleyim…
Akışkan ve sıcacık bir dünya…
Her şeyden uzak, senin renklerinle kurulmuş ve kurulacak bir dünyada renk değiştireyim.
Renk renk rengarenk…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder