Uzun upuzun süredir Görükle'de hissetmediğim bir şeyi hissettim bu gece ''komşuluğun huzurunu''.
Çok yorgundum. Bırak yeni insanlarla tanışmayı, şuradan şuraya kıpırdayacak halim yoktu denebilir. Sonra kıramayacağım bir dostum aradı beni. Yan komşularına gidilecekmiş. Ev arkadaşları gelemeyeceklermiş , gelebilir miymişim? Nereye giderim ki bu halde? Sonra ısrar ısrar olunca. ''bak yarım saat oturur, kalkarız'' cümleleriyle yola koyulduk. Ama gel gör ki Bursa'ya geldim geleli hiç tatmadığım güzel bir huzura gebeymiş bu gece. 4 saat oturduk!
Çayların gelişi, ev sahiplerinin bizi eşofman yerine özenilmiş kıyafetlerle karşılaması, ikramları, çay ardından gelen kahveler, onların güzel sohbeti... Nefes almadan değil noktalı, virgüllü, sakin sakin hayata dair düşünceleri paylaşmak. Ortak noktalarda mutlu olmak, ayrılan noktalarda saygı duymak.
Ağzımda, ağzımızda çok güzel tatlar kaldı. Bunlar güzel ikramların ve en çokta güzel sohbetin tadıydı. Nasıl denir? (arkadaşımın yerine de konuşmak istemem ama)
''Bize de bekleriz efendim''

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder